Bir ‘üstün zekâlı çocuk’ hikâyesi
‘İçimdeki Gölge’nin hikâyesi üstün zekâ ve şizofreni içeriyor. Bir çocuk erken yaşta teşhis edilen üstün zekâya sahip ama ailesi bu üstün zekâ ile baş etmek yerine oğullarını ‘gerizekâlı’ olarak tanımlamayı daha kolay buluyor. Bir çocuk, etrafındakiler kendi aklıyla uğraşamayacağı için, 237 IQ’ya sahipken 37 IQ’ya sahipmiş gibi büyüyor. Babanın şizofreni hastası olduğunu bilmeyen annenin bununla karşılaşıp oğlunu koruma çabası ise olaylar iyice ilerledikten ve geri dönülmez bir yola girildikten sonra ortaya çıkıyor.
‘İçimdeki Gölge’ böyle anlatıldığında trajik gibi görünse de esasında yaptığı, olanı olduğu gibi anlatmak. Bir yandan da okurunu adeta bir klinik deney ortamına sokuyor. Bir kütüphanenin içerisinde yaşamaya itilmiş iki şizofren adamın, diğerlerinin sağladığı ölçüde, hayatta kalma macerasına dönüşüyor hikâye. Bir yanıyla da aile ve yanı sıra eğitim kurumunu eleştiriyor. Özel çocuklarla ilgilenen eğitimcilerin bu alanda herhangi bir bilgiye sahip olup olmadıklarını değerlendiriyor. Delilik ile dâhilik arasında gidip gelen ‘İçimdeki Gölge’yle, zekâsı cehennemi olan bir çocuğun dünyasına gireceksiniz.
‘İçimdeki Gölge’ böyle anlatıldığında trajik gibi görünse de esasında yaptığı, olanı olduğu gibi anlatmak. Bir yandan da okurunu adeta bir klinik deney ortamına sokuyor. Bir kütüphanenin içerisinde yaşamaya itilmiş iki şizofren adamın, diğerlerinin sağladığı ölçüde, hayatta kalma macerasına dönüşüyor hikâye. Bir yanıyla da aile ve yanı sıra eğitim kurumunu eleştiriyor. Özel çocuklarla ilgilenen eğitimcilerin bu alanda herhangi bir bilgiye sahip olup olmadıklarını değerlendiriyor. Delilik ile dâhilik arasında gidip gelen ‘İçimdeki Gölge’yle, zekâsı cehennemi olan bir çocuğun dünyasına gireceksiniz.

Yorumlar
Yorum Gönder